Header Ads

Düzenli seks kilo almanızı engeller

Düzenli cinsel ilişki kilo almanızı engeller.

Cinsellik kimileri için düzenli olması önemlidir, değişiklikten hoşlanmazlar, onlar için haftada 2 gün yeterlidir. Kimileri için ise ne kadar fantezi, o kadar süreklilik sağlamaktadır. Her ne olursa olsun, seksin faydalarını avuç avuç vitaminlerle sağlayamazsınız, ihmal edildiğinde de bir sürü sorunu beraberinde getirmektedir.

En temel dürtülerimizden birisidir aslında cinsellik… Sevildiğini hissetme aynı zamanda da sevdiğini göstermenin önemli yoludur. Birçok duyguyu içinde barındırabilir; güven duymayı, ait olmayı vb. Belki de bundan dolayı birçok faydası vardır.

Ortalama 20 dakikalık bir sevişmede yakılan kalori miktarı 200 civarındadır. Evet, hiç de azımsanmayacak bir miktar… Yemekle cinselliğin arasında haz ilkesi göz önüne aldığımızda ciddi bağlar olduğunun farkına varırız. Yeme dürtüsü ile cinsellik karşılıklı bir iletişime sahip. Düzenli olarak cinsel hayatı olan kişilerde kilo alımı yok denecek kadar azdır. Bu yapılan çalışmalarda da ortaya çıkıyor. Bunun sonucunda hemen şunu söyleyebiliriz: Hem erkek hem de kadın için daha kaliteli bir cinsel hayatın olmazsa olmazı fazla kilolardan kurtulmaktır.

Cinsel dürtülerimizi karşılayamadığımızda, ortaya çıkan enerjiyi farklı alanlara yöneltiriz. Bunların başında da yemek yemek gelebilir. Çünkü yemekte de aynı oranda haz alma duygusu vardır. Ancak bu hazzı erkek ve kadınlar farklı yaşarlar. Amerika'da Connecticut Üniversitesi'nde erkekler üzerinde bir çalışma yapılmış ve bu araştırmanın sonucunda karnı doyan erkeklerin seksi düşündükleri ortaya çıkmış.

Kadınlarda ise durum tamamen farklı boyutta; özellikle diyet yaparken kendilerini seratonin hormonunu (mutluluk hormonu) artıran yiyeceklerden (şeker, çikolata v.b.) uzak tuttukça bu ihtiyaçlarını sağlayacak farklı aktivitelere yöneliyorlar, bunların başında da tabii ki cinsellik geliyor.

Ancak cinsel hayatınız yoksa bir süre daha diyetinize devam edersiniz ve sabrınız tükendiğinde ise seratonin ihtiyacınızı karşılamak için kendinizi abur - cuburlara koşarken bulabilirsiniz. Partnerinizin size olan saygısı ve yaklaşımı da bir o kadar önemli tabii ki ama burada da iş öncelikle kendinizde başlıyor. Sizin olaya bakış açınız önemli ama bu bakış açısı birden ortaya çıkmıyor maalesef ki! Herkesin bu konuda korkuları ve tabuları olabiliyor, bu da ilişki kalitesini direkt etkiliyor. Eşine tam açılamamaktan dolayı kendini kötü hissedip kısır döngü içine giren çok insan var.

İyi bir cinsel hayat için...
İyi bir cinsel hayat için önce kişinin kendini değerlendirmesi gerekiyor; bu konuda gerçekten istediklerini partnerine uygun bir şekilde açarak istediğinde bu konuyu konuşması ve duygularını paylaşabilmesi çok önemli. Maalesef ülkemizde bu konuları konuşmak bile başlı başına bir sıkıntı kaynağı, özellikle kadınlar için bu olayları konuşmak küçük yaşlardan başlayan yanlış öğretmeler ve baskılarla imkânsız hale gelebiliyor. Hatta bu baskılar çoğu zaman kalıcı birçok korku ve sorunu da berberinde getiriyor. Başta vajinusmus olmak üzere birçok cinsel sorunun kökeni çocuklukta atılıyor. Kayıtlara geçen sayı çok az ancak bazı kesimlerde bu sayı oldukça fazla. Bahsettiğim kesimin içinde sosyo-kültürel düzeyi yüksek birçok insan da var. Bu konudaki sıkıntı gözükenden daha fazla…

Bir de olayın bilinçaltı süreçleri var. Zihnimizin çalışma prensibine göre içeri de çalışan sistem ya da sistemler her zaman doğrudur. Bunlar bizim inanç sistemimizi oluşturur. O size kötü bir varlıksınız diyorsa öylesinizdir. Ve bu noktadan sonra sizin davranışlarınızın geneli bu sistemdeki önermeyi doğrulamak için çalışır. Mesela sizin bilinçaltınızdaki sistemde kendinizin değersiz ve sevilmeye layık olmadığına yönelik bir inanç varsa (ki bunlar çocuklukta oluşan inançlardır), muhtemelen hayatınızda sizi sevmeyen bir eşiniz olacaktır. Sizce bu tesadüf mü?

Birçok danışanımdan "Ben gidip gidip böyle adamları adeta kendime çekiyorum, adam seçmesini bilmiyorum" gibi sözleri sıkça duyuyorum. Aslında bunlar tesadüfî değildir. Eğer sürekli ilişkilerinizde hatalar yapıyor ve size uymayacak kişilikte insanlarla kendinizi beraber buluyorsanız önce bakmanız gereken yer zihninizin derinlikleridir.

Aslında bu şu duruma da bir cevap olacaktır. Çoğu yerde duyuyorum "kendini gerçekleştiren kehanet" diye bir şey; bu bir çeşit mantığa büründürmedir. Esas sebep sizin zihninizde kabul etmiş olduğunuz inanca göre davranışlarınızın oluşması ve sonucunda da düşündüğünüzün gerçekleşmesidir. Bunun olmasının nedeni bir kehanet değil, sizin inanç sisteminizdir. Bu inanç sistemi sizin yeme dürtülerinizi, cinsel hayatınızı hatta seçtiğiniz eşi bile direkt etkiler.

loading...

Hiç yorum yok

Önizleme