Header Ads

Dişin kökü kalbinize kadar uzanıyor!


Ağız ve diş sağlığı ile kalp hastalıkları arasındaki ilişki uzun zamandır bilinmektedir. Diş ve özellikle diş etlerindeki rahatsızlıklar, kalp ve damar sağlığını ciddi bir şekilde etkilemektedir. Yapılan birçok bilimsel araştırmada da kalp krizi veya inme geçiren kişilerde, diş sağlığı ile ilgili ciddi rahatsızlıklar olduğu tespit edilmiştir.

Diş hekiminizi son zamanlarda hiç ziyaret ettiniz mi? Çünkü dişlerinizin ve diş etlerinizin durumu, diğer sağlık alışkanlıklarınızdan bağımsız olarak kalp ve damar sağlığınızı etkileyebilir. Dent B&B'den Diş Hekimi ve Ortodonti Uzmanı Dr. Burak Büyüktürk diş sağlığı ve kalp sağlığı arasındaki ilişkiyi anlatıyor.

Kalp sağlığı hangi durumlarda etkilenmektedir?
Ağız içerisinde çok sayıda bakteri bulunmaktadır. Dişteki çürük ve dişi çevreleyen diş eti ve kemiğin enfeksiyonları (gingivitis,periodontitis) bu bakteri miktarını ve çeşitliliğini kat ve kat arttırmaktadır. Özellikle diş çürüğünde ya da diş taşı ve diş etrafında biriken plak ve tartarlar yoğun miktarda bakteri içermektedir. Bu bakteriler ağız ve diş sağlığını etkilemekle kalmayıp genel sağlığımız için de tehdit oluşturmaktadırlar. Yaşamımız için olmazsa olmaz organımız kalp ve onu çevreleyen damar sistemi üzerindeki etkilerine baktığımızda birçok çalışmada ağız sağlığının kalp sağlığı üzerindeki etkilerini görebilmekteyiz.

Journal of Dental Research dergisinde 2016 yılında yayınlanan bir araştırmada kök çevresinde oluşan lezyonlarla koroner arter hastalıklarının özellikle de akut koroner rahatsızlıkların önemli bir ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. The Journal of the American Geriatrics Society Dergisinde yayınlanan başka bir çalışmada ise 3 veya daha fazla diş kökü çevresinde lezyon bulunan hastalarda kalp ritm bozuklukları (aritmiler) görülebildiği ve bu ritm bozuklukları hafif olabildiği gibi hayatı tehlikesinin olabileceği de bildirilmiştir.

Ağız ve boğaz enfeksiyonları ile yaşamı ortamı bulan mikroorganizmalar çeşitli yollarla kalp ve damar sistemine yerleşerek kendileri veya toksinleri ile uzun vadede koroner damarların daralmasına hatta daha ciddi bir kalp enfeksiyonu infektif endokardit oluşturabilmektedirler. Ne yazık ki bu durum ölümcül bir risk bile taşımaktadır. Bu yüzden ağız sağlığınıza gereken özeni göstermeyi ve enfeksiyon odaklarının ortadan kaldırılması için hekiminize muayene olmayı unutmayınız.

Kimler daha yüksek risk taşımaktadır?
Diş sağlığının bozulması herkeste risk oluşturmaktadır. Fakat doğumsal kalp rahatsızlığı olan çocuklarda ve kalp ve damar hastalığı olan erişkinlerde risk çok daha fazladır. Bu kişilerin diş sağlığı açısından çok daha fazla dikkatli olmaları gerekmektedir.

Diş sağlığına dikkat edilmediğinde, çürük bir dişin çekilmesi sırasında veya sadece basit bir diş fırçalama sırasında oluşan kanamada bile kana karışan bakteriler kalpteki sorunlu bölgeyi etkileyerek ciddi problemlere yol açabilir.

Nelere dikkat etmeliyiz?
Öncelikle hepimiz kalp hastalıkları açısından risk taşıdığımızı bilmeliyiz. Kalp sağlığı açısından düzenli check-up yaptırmalı, sağlıklı beslenmeli, sigarayı bırakmalı ve spor yapmalıyız.

Tüm vücudumuz bir bütün olarak çalışmaktadır. Bir yerdeki problem diğer kısımları da etkilemektedir. Kalbimize değer verirken ağız sağlığımızı da geri plana atmamalıyız. Düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı plak birikimini azaltmak ve diş taşı oluşumunu önlemek açısından çok önemlidir. Her 6 ayda bir hatta risk taşıyan kişilerde 4 ayda bir diş hekimi kontrolünden geçilmesi gerekmektedir.

Enfeksiyon riski taşıyan her problem yani diş çürükleri,diş taşları, kök etrafında oluşan enfeksiyonlar, gömük 20 yaş dişleri vb. zamanında tedavi edilmelidir.

Sigarayı bir an önce bırakın! Sigarayı bırakarak; kalp ve damar sağlığınızı, diş ve diş eti sağlığınızı ve ileri durumlarda ağız kanseri oluşma riskini ortadan kaldırabilirsiniz.

Doğumsal kalp rahatsızlığı, sonradan kalp ve damar hastalığı yaşayan veya riski taşıyan hastaların, yapay kalp kapakçığı taşıyan hastaların, daha önceden kalp enfeksiyonu geçirmiş kişilerin diş tedavileri de dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Kanama riski olan her işlem antibiyotik proflaksisi uygulanarak yapılmalıdır. Ciddi kalp rahatsızlığı olan kişilerde de işlem öncesi mutlaka doktorunun onayı alınmalıdır.

loading...

Hiç yorum yok

Önizleme