Header Ads

COVID-19’u yenenlere psikolojik izolasyon uygulamayın

İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından desteklenen Koronavirüs Enfeksiyonu Online Ruhsal Destek Programı (KORDEP), İstanbul Valiliği bünyesinde ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde hizmet vermeye devam ediyor. 

Yoğun aramalarda hastalık sahibi kişilere ulaşmak için psikolojik eleme yaptıklarına dikkat çeken uzmanlar, hastalığı yenenlere psikolojik izolasyon uygulanmamasının çok önemli olduğunu söylüyor

Pandemi olarak adlandırılan yeni nesil salgın koronavirüs (COVID-19) bireylerin psikolojisini tehdit ediyor. İstanbul Valiliği, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler iş birliğiyle kişilere yönelik psikolojik destek programı oluşturuldu. 0 850 305 00 34 numaralı destek hattından öncelikli olarak salgın nedeniyle tedavi görenler, yakınlarını kaybedenler, olağanüstü koşullar altında salgınla mücadele eden sağlık çalışanları, evde kalarak mücadeleyi sürdürenler, çalışmak zorunda olanlar, yalnız yaşayan yaşlılar, engelliler, göçmenler faydalanabiliyor. Proje, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Bakırköy Prof Dr Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, ruh sağlığı alanında hizmet veren meslek örgütleri ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı tarafından destekleniyor. Pilot bölge seçilen İstanbul sonrasında programın Türkiye’nin her iline yayılması hedefleniyor.

“Psikolojik ilk yardım eğitimi veriyoruz”

Koronavirüs Enfeksiyonu Online Ruhsal Destek Programı (KORDEP)’in destekçi kurumlarından İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Program Direktörü Prof. Dr. A. Tamer Aker, şu bilgileri verdi: “İki basamaklı bir sistem. Birinci basamakta bizi 0850 305 00 34 numaradan arayanları karşılıyoruz. Burada belirgin bir risk altındaki kişileri ve yakınlarına psikolojik ilk yardım eğitimi uyguluyoruz. Belge merkezinden aldığımız yazılı metin ve görsel metinler ya da materyallerle destekleyerek olguyu sonlandırmaya çalışıyoruz. Fakat kişide yine de korku, kaygı, dikkatini toplayamama, uykusuzluk vb sorunlar ciddi şekilde devam ederse ikinci basamağa yönlendiriyoruz. Programda, toplum tabanlı hizmet vermeye çalışıyoruz. Şu an İstanbul için geçerli ancak zamanla diğer illere de yayılacağını umuyoruz. Buradaki avantajımız sistemimizin eş güdümlü ve birbirini destekleyici çalışıyor olması. Çünkü bu salgın ile kamu kuruluşları ve STK’lar tek başına baş edemez. O yüzden bu sistemi birleşik bir halde hayata geçirmeye özen gösteriyoruz.”

Yakınını kaybedenlere yoğun destek veriliyor

7 Nisan’da ilk telefonların alınmaya başlandığı program, şu anda 9 aktif hat ile hafta içi ve cumartesi günleri 10:00-19:00 saatleri arasında hizmet veriyor. BİLGİ Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı’ndan 25 kişinin aktif olarak destek verdiği programa derneklerden de geniş gönüllü katılım gerçekleşiyor. Programın dikkat çeken detayları arasında uzaktan da olsa tedavinin sürdürülüp, ilaçların yazılıyor olması bulunuyor. Örneğin, kişinin engelli olmasının yanında tansiyon hastalığı da varsa ihtiyacı saptanan bu hastanın ilaç alması kolaylaştırılıyor ya da ilaçları ulaştırılıyor. Bir diğer önemli hizmet ise koronavirüs nedeniyle yakınını kaybeden kişilerin sık sık aranıyor olması.

“Farklı davranmaya gerek yok”

Hastalığa yakalanıp tedavi görenlerin sonrasında ne yapacakları da merak konusu. Prof. Dr. A. Tamer Aker, hastalık geçirenlerin tedavi sonrası mutlaka eski yaşamlarına geri dönmeleri gerektiğini söylüyor. Hastalandıkları için farklı bir psikolojiye girmelerine gerek olmadığının altını çizen Aker, iyileşen kişilerin kendilerine ve çevrelerindeki yakınlarına normal davranmalarını tavsiye ediyor. Koruma ve kollama alanında izolasyona dikkat edilmeli diyen Aker, koronavirüs geçiren kişilerin yakınlarına yaşadıkları zorlukları anlatmamalarının, aynı zamanda yakınlarının da o süreçteki zorlukları dinlememelerinin psikolojik açıdan önemli olduğuna dikkat çekiyor. Sorunların ortaya çıkmasının önlem alınmasını kolaylaştırdığını belirten Aker, “Korku ve kaygı gibi sıkıntılar yaşamaktan korkmayın. Bu duygular metropol hayatımızda sevmediğimiz duygular ancak bu süreçte bu duygularımızı kabul etmeliyiz. Aramızdaki paylaşımları hiç aksatmayalım. Özellikle çocuklarımızla olumsuz duygularımızı da konuşmaya ve sorunları çözmeye özen gösterelim” dedi.

Doğru kişilere ulaşmak için psikolojik eleme yapıyoruz

Pandemiyi bir afet durumu olarak tanımlayan Prof. Dr. A. Tamer Aker, salgın hastalık durumundan dolayı normal şartlarda gerçekleştirdikleri psikolojik tedavileri uygulayamadıklarına dikkat çekti. Aker; bu dönemde psikolojik sorunları olan kişilere destek olurken teknolojinin nimetlerinden faydalanıyoruz. Sesli ve görüntülü görüşmelerin yer aldığı iki basamaklı bir çağrı merkezi kurduk. İstanbul’un nüfusunu düşünürsek doğru kişilere hizmet verebilmek için deyim yerindeyse ruhsal eleme işlemlerine tabi tutuyoruz.”

Salgın ilişkilerin kabusu oluyor

Program hattını en çok kendisini tehdit altında hissedenlerin aradığını vurgulayan Aker, ilerideki zamanlarda bu durumun yerini kişiler arasındaki ilişki sorunlarının alacağını öngörüyor. Aker, “Tüm afet çalışmalarında aynı resmi görüyoruz. Kişiler arası ilişki problemleri afet sonrasında da karşımıza çıkacak. Ev içi şiddet tırmanıyor tartışmaları buna bir örnek. İlk verilerde somut göstergeler yok ama çeşitli görseller ve duyumlar tırmanışını artırdığını gösteriyor. En azından ilişki sorunları şimdiden başlamış gibi duruyor. O yüzden bu sorunlara da uzun dönemli bakmak ve aile ilişkilerini de mercek altında tutmak gerekiyor.”

*Tanıtım yapmanın en ucuz yöntemi için tıklayın!
Önizleme
Sosyal Sorumluluk

Hiç yorum yok

Diyet | Kadınca | Zayıflama | Spor | Sağlık | Güzellik | Yaşam | Moda | Cinsel Sağlık | Haber | Teknoloji
Önizleme